”Safevileri kuran, yöneten, Anadolu dan destekleyen Türkmen Alevilerinin kimlikleri bugün ki Anadolu Alevilerinin etnik kökeninin Türk oldugunu kanıtlamaya yeterlidir”

Safevileri destekleyen Alevi -Kızılbaş Oymak-Boy isimlerinin bazilari şöyledir. :
Rumlu – Ustacalu -Tekelü-Şanlı-Bozok- -Dulkadır-Varsak-Çepni-Turgudlu-Türkmen-Bozcalı-Acırlu-Hınıslu-Çemişkezeklü-Avşar- -Kaçar-Sad’lu-Alpavut-Bayat-İspirli-Sil Süpür-Baharlı-Çakirlu- Bayburtlu-Otuzikliu-Karaman-Mansur-Beyatlu-Tekelu-Eraslu-Taleslu-Cini-Hacilar-Samli-Zulkadirli-Arapkirli-Karadagli-Varsak-Samlu-Alpagut-Kazakli-Gacirli-Beydili-Risvanlar-Abdili-Nikaz-Ustaoglu-Ustacalu-Demircu-Eberli-Ecirli-Pornak-Gozubuyuklu-Ordeklu-Solaklu-Karagozlu-Harmandolu-Sam Boyadi-Ocak Usagi-Okuzan-Musullu-Sarilar-Zakhuranli-Usturukan.

Bu gün Asya kıtasının bir çok yerinde rastladığımız KIZILBAŞ adıyla anılan zümrelerin hepsi de TÜRK VE TÜRKMEN ASILLIDIR. Anadolu ve Azebaycan’ ın dışında büyük çogunlukla İran’ da yaşarlar ki, bunlarında büyük ekseriyeti, Safeviler dönemi, Andoludan giden Türkmenlerdır.

Afganistan da bir çok Türk asıllılar olmakla, bunlardan yanlızca Herat’ da bir zümre ile Kabil’ in bir mahallesini (kızılbaşlar mahallesini) teşkil eden bir zümre kızılbaş adını taşıyor.

Kızılbaşlar Kabil de yaşar bunlar, Pers işgali sırasında kurulan ve İran Safevi Devletini destekleyen Türk aşiretlerinden alınan askerlerden oluşan garnizonun soyundan gelenlerdir”

Anlaşılan odur ki, bu Anadolu’ dan giden Türkmen vatandaş ve soydaşlarımızdır. Yine bunlar gibi Şah İsmail zamanında Özbekistan’ a yerlesen bir Kızılbaş zümresi vardır, bunlar TÜRK olarak adlandırılıyorlar, kendileri de kimliklerini TÜRK olarak ifade ediyorlar. Cumhuriyet Gazetesi’ nin 28,8,1998 tarihli nüshasında, gazetenin yazarlarından Mustafa BAlbay, Özbekistan seyahatı sırasında tanıştığı Nadir Beg’ e “kimler var burda?” diye sorduğunu ve Nadir Beg’ in de eliyle yerleştirip gelmiş gibi “şu karşı Amankutanda Kızılbaşlar var ” şeklinde cevap verdiğini anlatır….

Alevilik Türkmen olmayı bereberinde getirir. Anadoluda kendini Alevi-Kızılbaş olarak niteleyen gurupların tümü Türkmendir .  Aleviliğe girme diye bir uygulama yoktur . Düşkün olur çıkarsın ama eğer bir Alevi -Türkmen anne-babaya sahip değilsen Alevi olamasın . Alevilikte böyle bir uygulama yok.

Eski bir Moğol-Türk gelenegi olan ”Anda”lık yani ”Kan kardeşliği ” Türkmen-Alevi inancında”Musahip”lik adı altında yol ve ahiret kardeşliğine dönüşmüştür .

‘Anadolu’daki Alevi nüfus etnik anlamda üç gruptur; Türkmenler, Araplar ve Kürtler.” tanımlamasıda dogru değildir .

Doğrusu Türkçe konuşan ,Arapça konuşan, Kurmanç konuşan , Dimilli konuşan Alevi-Türkmenler olacaktır .

Toplumların etnik kökenini konuştukları dil değil genetik ve kültürler benzerlikleri belirler . Aşiret ve boy bağları incelediği zaman bu dilleri konuşan Türkmenlerin aynı soydan geldileri görülecektir .

Tarihsel süreçte hiç bir tane Kürt veya Zaza etiğinden gelen Alevi -Kızılbaş önderi yoktur .

Tarihi hiç bir belgede Caferi mezhebini benimseyen ,Hacı Bektaş tarikatına giren ve Kızılbaş Safevi siyaseti güden Kürt -Zaza gurplardan bahsedilmez .

Bu gün Kürt olarak tanımlanan hiç bir Alevi aşiretin İran, Irak, Suriye veya Rusya’da kolları akrabaları yoktur . Şaffi Kürt aşiretler aynı aşiret adlarıyla bu ülkelerde dagınık olarak yaşarlar .

Bir çok Alevi ozan eserlerinde hangi etnikten oldukarını belirtirler ;
Pir Sultan Abdal” Kalktı göç eyledi Türkmen elleri,” Ozan Nesimi ”Türk evine gelesin hem çü NESİMİ olasın,” Dadaloğlu ”Biner dövüşürüm der Türkmenoğlu” vs… örnekleri çoğaltmak mümkündür …

Alevilkteki İslam dışı uygulamalar Orta-Asya göçebe Oğuz- Türkmen kültürünün izleridir .Göçebe ve dış evliliğe kapalı olarak uzun yıllar Anadoluda yaşayan Aleviler Genetik ve Kültürel özelliklerini korumuşlardır .